|YTF| YILDIZ TiLBE FanClub

Boş kalbin tesellisidir yalnızlık alışkanlığı.
"Yıldız Tilbe"
Home
A+ R A-

BEN DÜNYANIN EN MÜKEMMEL YARATIĞIYIM

Bu Öğeyi Derecelendir
(0 Oylar)

 

Ünlü fotoğrafçı Nihat Odabaşı bu kez de Yıldız Tilbe'yi yeniden yarattı. Amica Dergisi'nin son sayısında yer alan bu fotoğraflardaki kadının Tilbe olduğunu anlamak zor... Ama Şebnem İyinam'ın sorularına cevap veren sıcakkanlı kadın, yine o tanıdığımız kadın...



O, yıllar önce ‘‘Delikanlım’’ şarkısıyla büyük çıkışını yaptığında, birçok ünlü sanatçıyı da beste vermesi için peşinden koşturdu. Aradan geçen zamanla birlikte, Yıldız Tilbe de değişti. Mahkemeler, tedaviler, sorunlar birbiri ardına geldi. Hatta öyle bir zaman geldi ki, sanat dünyası Tilbe'yi dışladı. Ama genç sanatçı yine de yılmadı ve inatla şarkı söylemeyi sürdürdü. Şimdi, içinden gelen yepyeni 10 bestesini topladığı yeni albümüyle hayranlarıyla tekrar kucaklaşmaya hazır. Bir de tabii, özel hayatındaki ilişkilerde temiz bir sayfa açmaya.

Sevdiğiniz erkeğin karşısında nasıl bir kadınsınız?

- Adamına göre değişir bu. Aşık olduğum zaman o erkeği seviyorum, her kadın gibi güveniyorum, yaşamımla ve duygularımla sahipleniyorum. Tabii ki her kadın gibi kazık yiyorum. Erkeklerin belli başlı tutumlarından her kadın gibi rahatsızlıklarım var. Her kadın gibi tepki gösteriyorum; sinirleniyorum, ağlıyorum, bağırıyorum, konuşmuyorum, küsüyorum.

'Erkek' deyince kafanızda kazık yemek gibi bir klişe mi oluştu?

- Erkeklerden hoşlanmıyorum. Aşkı ve sevgiyi kadın gibi almıyorlar. Bir kadın sevdiği zaman o erkekten başka kimseyi ne hayaline, ne düşüncesine, ne vücuduna, ne kalbine, ne de yaşamına koyuyor. Ama bir erkek aşık olduğunu da söylese, hiç kalbi sızlamadan ihanet edebiliyor, bir başka kadınla yatabiliyor ya da gezebiliyor ya da başka bir kadını düşünebiliyor.

Sevmeyi bilen son erkek babamdı

Siz ilişkilerde hep ihaneti mi yaşadınız?

Bütün kadınlar adına, kendimi de onların içine koyarak konuşuyorum. Bütün erkekler böyle, hepsi böyle. İhanete açık hepsi. Sevmeyi bilmiyor erkekler, sevmeyi bilen son insan babamdı. Anneme sadıktı, bir daha da görmedim öyle erkek. Gördüğüm zaman söyler, haber veririm yani.

Siz Sezen Aksu'nun çevresinde parladınız, şimdi de İbrahim Tatlıses'in şirketine bağlısınız. Bu iki çevrenin farkını bize izah edebilir misiniz? Kendinizi hangisiyle daha rahat hissediyorsunuz?

- İkisi de kendi güdüleriyle yapıyor bu işi, ben de kendi güdülerimle yapıyorum. Ben kendimden memnunum. İbrahim Tatlıses ve Sezen Aksu, farklı insanlar tabii. Birisi kadınca bakıyor, birisi erkekçe bakıyor ama sonuçta yapılan iş aynı. Bütün dünya starları için geçerli bu. Farklı insanlar yapsa da aynı amaçla yapıyorlar bu işi, kendimi bütün dünyadakilerden farklı görmüyorum yani.


 

Aşık olmak işinize nasıl yansıyor?

-Ben bir anneyim, sahnede şarkıcıyım, sevgilimin de sevgisiyim yani. Sadece sahne hayatım bütün hayatıma yansısa diğer roller sekteye uğruyor, annelik de tek başına dünyanın en büyük mesleği. Herşeyi dışarı atmam gerekiyor. Hepsinin kendi yerini bilmesi gerekiyor. Birşey diğer tarafa tecavüz ettiği zaman olmuyor. Bir erkekler birlikte oluyorsun. Ben çalışan bir kadınım, sahneye çıkıyorum. Bunu Allah da biliyor, kendi de. Birliktelik başlayana kadar ‘‘canım, cicim, balım’’, ondan sonra ‘‘onu yapmayacaksın, şunu yapmayacaksın.’’ Bunlar başladığı zaman olmuyor yani. Birliktelikle iş birarada yürür de, beklentiler yürümüyor. Kimse kimseyi olduğu gibi kabul etmiyor. Beklentiler bozuyor herşeyin büyüsünü.

Sizin beklentileriniz neler?

- İhanetsiz sevgi benim beklentim, bunu bekliyorum tabii ki. Ben sadece onun gözlerine bütün ruhumla bakıyorsam, sadece bir erkek olarak onu düşünüyorsam, ben neden onun bu şekilde kadını değilim, neden?

Hiç kimseye güvenmiyor musunuz?

- Tercihlerimi tercih edeceğim ölçüde güvendiğim insanlar olmadı. Oldu fakat daha sonra bunların bana sundukları şeylerin tamamiyle kendileriyle alakalı olduğunu fark ettim. O yüzden kendi duygularımı, kendi biçimimi, kendi tercihlerimi tercih ediyorum. Bana hayatı kolaşlaştırmak için söylenenlerin zaman içinde zararlarını gördüm. Dedikleri şey doğruydu, ben de öyle yaptım, söyledikleri gibi de oldu gerçekten. Ama onların dedikleri şey ben değildim.

Aynalara bakamıyorum

Sezen Aksu'yla hayat böyle bir deneyim miydi?

- Başkasının kanatlarıyla uçulmaz ki. İnsanın niye kendi kanatları var o zaman. Başkasının ya sırtında uçarsın, ya seni altına alıp bohça gibi tutar, öyle uçarsın. Allah bana kanat vermişse, kendi kanadımla uçarım. Ama yüz metre, ama yüz milyar kilometre. Bunu insan kendi saptayamaz. Doğru ve doğal değil öbür türlüsü. Kanadın yoksa zaten uçamazsın, saçma...

Aynalarla aranız nasıl?

- Hiç bakmıyorum aynaya. Aynaya baktığım zaman yaptıklarımı, yapabileceklerimi, yapamayacaklarımı ve sebeplerini, kendimi, yaşamı, herşeyi gördüğüm için bakmıyorum. Yoruluyorum yani. Başkalarının gözlerine bakmayı çok seviyorum ama bende olan şeyin karşılığının onlarda olması beni çok mutlu ediyor. Sevgiyle bakıyorum onlara.

Bundan sonrasını boş satırlar olarak düşünün ve bana en çok istediğiniz şeyi söyleyin lütfen...

- Yeryüzünde gelmiş, geçmiş ve gelecek üstüme güzel tanımıyorum. İyiyi de tanımıyorum, mükemmeli de tanımıyorum. Her ne kadar kendimden hoşlanmasam da, dünyanın en mükemmel yaratığı benim, en mükemmeli. Bütün dünya, herkes dahil buna. Kimse benim kadar iyi olamaz, kimse benim kadar güzel de olamaz. Hiç kimse. Dünyanın en iyi şarkıcısı benim, en iyi insanı benim, en güzel kadını da benim. En yürekli kadını da benim, en bilekli kadını da benim. Kadınlığa ait ne varsa, hepsi benim. Herşey benim, üstüme tanımıyorum. Varsa çıksın, o da kendisidir. Ben değildir. Benim oysa ki.

 

Yorum yazmak için Tıklayın

Sign in

*
*
*
*
*

* Field is required